DİŞ BUĞDAYI

Arzu Gül 24 Nisan 2012 1
DİŞ BUĞDAYI

HOŞGELDİN GÜN IŞIĞIM
Size bir bebeğin aranıza dahil olmasıyla hayatınızı tam anlamıyla bir kargaşaya dönüştürebilme konusundaki üstün yeteneğinden bahsetmeyeceğim. Aslına bakarsanız bu tür tecrübelerin yaşayarak bizzat olay yerinde tecrübe edilmesinin çok daha zevkli bir o kadar da acılı bir son olduğu düşüncesindeyim.
Uyku düzeninize getirdiği radikal değişimlerden tutun da, evin ortasında küçük çaplı bir hortum çıkmış izlenimi yaratan yerleşik hayat anlayışına kadar, sizi siz yapan en ince detaylarıyla kusursuzca tasarladığınız fotoğrafı tek bir hamleyle lunapark atmosferine çeviren “küçük insan”ların tadına doyulmaz anları da yok değildir hani. Yeteri kadar karamsar bir tablo çizebildiysem, izninizle madalyonu tersine çevirmek niyetindeyim.

Acıdan geçelim güzelleşelim
Uykusuz gecelerin gözaltınızda yarattığı pastel esintili morluklar, binbir çeşit vitamin içeren mamaların kıyafet üzerinde somut çalışması olan lekeler, günlerdir tarak yüzü görmemiş ve mütemadiyen aynı şekilde toplanmaktan garip bir şekli benimsemiş saç modellerinden yeteri kadar bunaldıysanız, artık bu kasırga etkisindeki miniği kendi halinize uydurmaktan vazgeçip, onun atlıkarıncasında altın varaklı bir koltuk bulup eğlenceye katılmanın zamanı gelmiş demektir.

Bize yeter ki bir sebep olsun
İlk adım, ilk kelime, ilk yaş derken illaki alkışlanacak, sevinilecek, kutlamaya değer kılınabilecek anılar biriktirmeye başlamışsınızdır .
Çiçeği burnunda bir teyze olmamdan ileri gelen çaylak bilgeliğimle tek tavsiyem şudur ki, böyle anların tadını çıkarmayı bilin, sonraki yıllarda başka hiçbir şeye değişilmez anlatmaya değer anılarınız birikmiş olsun. Tüm samimiyetimle itiraf etmeliyim, bir bebeğin kahrı başka türlü çekilmiyor.

Parti zamanı
Sözünü geçirdiğim, kutlama, merasim, parti türevlerinin acemilik zamanınıza dek gelecek ilk durağıdır diş buğdayı. Küçüğünüzün o kocaman gülüşüne pirinç tanesi kadar dişler dizilivermiş, peki siz bu güzelliği sessiz sakin mi karşılayacaksınız?Tabi ki hayır. O halde parti zamanı!
Fazlasıyla tedirgin başlayıp, üstesinden başarıyla kalkabileceğiniz kanaatinde olduğum diş buğdayı geleneksel adıyla diş hediği evresinde, bizzat planlayıp uygulamaya geçirdiğimiz tüm ayrıntıları “’beki bir yararı olur’ mantığıyla kısa kısa paylaşmak istiyorum…

Davetiyeler , günün en anlamlıları. Aslında onlara davetiye demek çok yerinde olmaya bilir. Daha çok konuklara, bebeğinizi ve o neşeli günün tarihini anımsatacak hediyeler diyebilirz. Minik renkli sepetleri kendiniz temin edip içerisine şeker veya çikolata koyabilir, üzerine isim yazılı kağıtlar ekleyebilir, arkalarına mıknatıs yapıştırarak magnet haline getirebilirsiniz. Tabi ki hepsi sizin hayal gücünüzle son halini alacaktır.

Diş buğdayı, partinizin demir baş detayı. Kaynatılmış buğdayın içine şekerler, meyveler eklenerek yapılan diş buğdayı kaselerde veya resimdeki gibi renkli tüllerle süslenmiş kadehlerde servis edilebilir. Tabi ki bebeğin başından dökeceğiniz kısmının biraz daha yalın olması gerekir.

Diş pastası, eskilerin ‘bebeğin dişi sağlam çıksın, inci gibi olsun’ düşüncesinin günümüze uyarlanmış hali. Temelde yapacağınız pastanın diş şeklinde olması yeterli. Geri kalan kısmı biraz da annemizin maharetli ellerine kalmış diyebilirim.

Balonlar, kapı süsleri, diş kurabiyeleri, olmazsa olmazımız nazar boncukları derken bir de bakmışsınız her şey hazır. Artık bundan sonrası miniğin “makas, kalem, ayna” tercihine kalmış.…
Bundan sonrası tatlı anlar, anılar….



1 Yorum »

  1. mine 24 Nisan 2012 at 12:50 - Reply

    bu kadar güzel anlatılabilirdi

Konuya Yorum Yaz »